15 Mart 2010 Pazartesi

Hüzün ki en çok yakışandır bize...


Dalgalar çarpıyor kayalıklara, bense hasretimi yazıyorum bembeyaz bir kağıdın hücrelerine. Kalemden akan her mürekkep damlasına ekliyorum özlemimi ve senden bir parça katıyorum kelimelere yine de bir şeyler eksik kalıyor sensizliği anlatmaya. Yağmurlu bir günde yolunu şaşırmış bir balıkçı teknesi gibi, hedefini şaşırmış bir ok gibi çıkıyor kelimeler ağzımdan. Buharlanan gözlük camlarımın ardından ufka bakmaya çalışıyorum -hani seninle bakıp geleceğe dair hayaller kurduğumuz yere- olmuyor yapamıyorum. Kelimeler boğazımı tıkayan kocaman bir lokma oluyor büyüyor git gide. Hafızamın en ücra köşelerini yokluyorum sensizliği anlatacak kelimeleri bulmak için ama nafile...

Karanlığın ardında bıraktığı hüzünden bir parça var kalbimde onu taşıyorum gittiğinden beri.

hüzün ki en çok yakışandır bize

belki de en çok anladığımız...

Döneceğin günün özlemiyle gözlerimi ufka dikiyor bekliyorum gelirsin diye. Dalgalara karışan hayallerimi uzatıyorum, bir rüzgar alıp gidiyor elimden onları, ve karanlıkta çırılçıplak kalıyorum... Mavi gözlerinde bulduğum huzuru, hayallerimi çalan rüzgara kapılıyorum senin olduğun diyara doğru yollanıyorum...

Denizin aya değdiği noktaya doğru geliyorum. Gözlerinin mavisine koşuyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder