Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü
öldürüldüğü sorulduğu zaman…
(Tekvir Suresi 8. Ve 9. Ayet)
Haksızlığın karşısında susan, dilsiz şeytandır.
Başbakana karşı gelinebilir, Cumhurbaşkanı’na sövülebilir ve hatta bir siyasi gruba dahil herkesin anası ile yakın temas kurulabilir. Çünkü bunlar “kapitalist, komprador ve hatta Amerikan uşağı olup üniversiteleri kendi kontrolleri altına alabilirler”. Çünkü bunlar sadece bu saydıklarımla değil hatta “Araplarla ve İranlılarla iş tutup” memleketi “Kemalizm Öncesi”(yazımızda bu devirden KÖ diye bahsedeceğiz) ilkel sisteme döndürebilirler. Bunlarla mücadelede girişilen her yol mübahtır ve hatta meşrudur. Yalan söylemek, duygu sömürmek, yumurta atmak bunların içerisinden bir kaçıdır. Ve galiba en meşhuru ve en ses getireni duygu sömürmek için yalan söylemek.
Evet Başbakana, Cumhurbaşkanı’ve o siyasi görüşe sahip herkese sövün. Yumurta atın, iftira atın, atında rektörleri anfilere toplayıp “akıl veren” cuntacı şerefsizlere de sövün…
Günlerdir bıraktık meselenin özünü konuşmayı takıldık kaldık bir genç kızın hamile olmasına. Bundan önemlisi hamile olması mı yoksa eyleme katılması mı önemli diye koca koca adamlar tartışmaya başladık. Ama kimse sormadı ekranlara çıkartırken bu kızı, hangi üniversiteye gidiyor, hangi örgüte mensup… Sormadık çünkü bu kız KÖ’ye geri dönmemek için bir devrim planlıyor, açıkca sistemle problemleri olduğunu söylüyor ve ilerici bir darbe bile istayabilecek kadar aydın biri!!!
Yani ilerici olunca senin söylediklerinin doğruluğunun önemi kalmıyor. Kız her kanala çıkıp rahatça ve ağlamaklı bir tonla “Sefilleri” (eski dilde Hikaye-I Mağdurin’dir adı) oynayabiliyor. Ve bizde bu devrimci, öncü sosyalist ve ilerici kızın dediklerine iman ederek durumuna acıyor onun doğmamış bebeğini öldürenlere lanetler ediyorduk.
Zira bizim kitabımız “Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman…” diyordu ve biz o hesaba kadar bekleyemecek kadar sabırsızdık.
Onlar hatırlamaz ama bizim de vardı böyle acılarımız başımızdan geçmiş. Ancak bizim kahramanımız sisteme göre “irticacı” yani KÖ’ye aşık biriydi. Başını da bu fikirlerine siper etmek için kapatmıştı hüküm süren sisteme göre. Ve yine bir gün elinde sopası yokken!, koltuğunun altında kitapları varken, üzerinde “Nasrun Minallahi ve Fethun Garib!” (Yardım Allahtandır ve fetih yakındır) ayeti yazan kapının önünde en doğal haklarından olan eğitim hakkını korumak için dayak yedi. Evliydi ve hamileydi. Suçu belliydi başı örtülüydü ve irticacıydı. Başındaki örtüyle “sistem” denilen şeyi yıkabilecek bir kudrete haizdi(!!!) onu dövenlerce... Polisin jop ve tekme darbeleri karşısında bu gücün hiçte o kadar kudretli olmadığını anlamıştı ama iş işten geçmişti. Artık taşıdığı canlardan biri daha açamamışken dünyaya gözlerini cahiliye Araplarının yakıcı vicdansızlığına kurban gitmişti. Devrimi(?) korumak adına bir cana kıyılmıştı…
Başbakana sövülebilir, Cumhurbaşkanı’na hakaret edilebilir ancak bir paşaya hemde rektörlere akıl hocası olmayı vazife bilen paşalara sövülemez!!!. Devrim diye cinayetler işlenir, sırf başörtülü diye deliler gibi dayak yenebilir, ama hakkı savunulmaz, ahmak yerine konur.
Başbakan’a söven, milletvekiline yumurta atan devrimci(son günlerde Öğrenci Kollektifleri ve Genç-Sen Kendine böyle diyor) olur, herkese ayar vermeyi bilen paşalardan hesap soranların adı “devlet düşmanı, vatan haini” olur. Ama o devrimci, öncü sosyalist(bilmeyenler google abiden sorabilir ne demek olduğunu) arkadaşlar ne hikmetse yeşilleri görünce birden süt dökmüş kedi gibi oluyor.
Evet biz vatan hainiyiz, evet biz devlet düşmanıyız! Çünkü biz sizin yaptıklarınızı yapmıyor, hangi cunta darbe yapsa işimize gelir diye düşünmüyoruz. Öğrenci dahi olmayan hamile kadınları bile isteye dayak yemeye götürmüyoruz. Biz hesap gününe inanıyor ve hesabını veremeyeceğimiz işi yapmıyoruz. Sonra biz hem Başbakan’a, hem Rektörlere hem “ayarcı paşalara” usulünce daha doğrusu “Müslümanca” hesap soruyoruz.
Zira biz gücü, kudreti sonsuz olana yaslanmış, kesin adalet sahibinin emrine girmişiz. Dilimizde kalbimizde şu cümleleri sayıklar;
Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır!!!
Yaşasın zalimler için cehennem!!!