HAYIRDIR IŞIK KOŞANER?
Galatasaray’a gol atanın gerçek Fenerli olduğu ülkemde, Işık Koşaner ilk muhtıracığını verdi de “gerçek Paşa” oldu sağolsun. Necip TÜRK Milletine kutlu ve uğurlu olsun. Uzun bir süredir açıklama yapmasını beklediğimiz ve aradaki zaman aralığı arttıkça performansı yönündeki endişelerimizin arttığı TSK yaptığı bu güzel açıklama ile yüreklerimize su serpti.
İrticanın bile tehlike olmaktan çıktığı; tehditsiz, işlerin kesat olduğu bir dönemde Necip TÜRK Ordusu yine bizleri daha iyi görebilmek için dişlerini gösterdi. Askerimiz TÜRK Dil Kurumu’nun işgal altında olduğu, meclisin hainlerle dolduğu, emperyalizmin kırbacı altında inlediğimiz şu zor günlerde en büyük sorunumuza el atarak bir kez daha “Dil Meselesinin” memleket dahilindeki önemini millete hatırlatmıştır. Böylece “İrtica”dan boşalan yer “Dil Meselesi” ile doldurularak önemli bir adım atılmıştır.
Dağlarda kendi mayınlarımızla şehit olan askerlerimiz hakkında açıklama yapmayan, Heronların adamlarımızı (?!) vurduğu için yok edilmesini söyleyene göz yuman, eleştirilere kulak tıkayan, aslında tam da “üç maymunları” oynayan TSK, dil meselesi ile ilgili yaptığı “Basın Açıklaması” ile memleket sathında uzun yıllardır çözülemeyen ve bir anda peydah olan “Çift Dillilik Sorununun” çözümü için ışık yakmıştır.
Böylece Necip TÜRK milletinin namusu, toprak bütünlüğü ve can güvenliğini sağlamakla görevli olduğunu sandığımız ordumuzun yeni bir görevi daha olduğunu öğrendik ve bir yaşımıza daha girdik. Bu durum bir aylık bebekten 160 yaşında darı bekaya (ah bu gerici tamlama kullanma alışkanlığımız!) göç eden (Işık olan mı dememiz lazımdı) Zaro Ağa’ya kadar herkesi memnun etmiştir.
Bu açıklamaların boşta kalmaması ve TSK’nın memleket dahilinde yabancı dil öğrenmede zorluk çeken veya öğrendiği yabancı dil ile caka satan insanlar için de bir bildiri yayınlamasını ve hatta dil öğrenmede sıkıntı çeken insanlar için “Silah altında tuttuğu ve çalıştırttığı” binlerce yabancı dil bilen mühendisi, doktoru, öğretmeni bu iş için seferber etmesini istiyoruz.
TSK’nın içindeki bulunduğu tutuma karşı taraf olmak her TÜRK vatandaşının görevi olduğu gibi bizimde görevimizdir. Son olarak eğer bu “Dil meselesi” gibi uzman olduğu başka konular varsa ivedilikle kamuoyu bilgilendirmelidir. Örneğin bizlere üniversitelerde yumurta atmadan nasıl teşkilatlanılır sorusunun cevabı verilmeli ve öğretilmelidir.
Uzun lafın kısası çift dilli hayata geçiş konusu siyasilerin başlattığı ve toplumsal tabanda tartışılması gereken bir meseledir. TSK’nın bu denklemde hiçbir yeri yoktur. İster mevzu bahis olan konu hayata geçsin, isterse olumsuz karşılansın ve reddedilsin asker bu tartışmalara sınır belirleyemez, kimseyi susturamaz hele hele tartışma zemininin ana dinamiklerini belirlemeye hiçbir şekilde kalkışamaz! Bilgisi de, konumu da buna yetmez çünkü…
Hala anlayamadınız mı beyler, paşalar? Millet artık sizi, bu halinizle sevmiyor ve umursamıyor. Nereden nereye geldiğinizin farkına varamadınız mı hala? Biz sizi profesyonel, hareket kabiliyeti yüksek, milletin temsilcilerinin emrinde, siyasetsiz halinizle sevmek istiyoruz.
MTTB olarak bu süreci dikkatle inceleyecek ve taraf olmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder