29 Kasım 2010 Pazartesi

Özdemir İNCE'LDİĞİ Yerden Kopsun

Son günlerde düzenli bir şekilde dindar insanlara saldırmayı kendine iş edinmeye başlayan Hürriyet Gazetesi Yazarı Özdemir İnce yaşlanmış olmasından kaynaklanmalı ki artık “yaratıcılık”(?) ve “düşünme yetilerini” kaybetmeye başlamış olmalı.
Geçen hafta içinde köşesinde dini emrettiği için başörtüsü takan genç kızlarımız hakkında sarf ettiği sözleri yaşına ve temelsiz fikirlerine vermiş ve Allah’tan selamet dilemiştik. Bu gün ki yazısında JEAN Bottéro’nun Kırmızı Yayınları tarafından yayınlanan “Tarihte Tanrı Fikrinin Doğuşu” (Naissance de Dieu, La Bible et l’historien; Editions Gallimard) adlı kitabından alıntılayarak zikrettiği;
“Bu kitabı önce dindarlar okumalı: Kitabı içlerine sindire sindire okurlarsa, dinden çıkmak yerine daha iyi, daha bilinçli mümin olacaklarına inanıyorum. İnsan imgeleminin, insan dehasının ürünü olmak, insan imgeleminden, insan elinden çıkmak hiçbir din kitabını değersizleştirmez.”
Cümlesindeki dindarlar galiba bu ülkede yaşayan hakiki imanı elde etmiş Müslümanlar değil Özdemir İnce’nin iman ettiği dine inanan, kutsal kitaplarının kaynağının insan yahut bir yaratıcı olmasını önemsemeyen insanlar olsa gerek. Bu sadece biz Müslümanlar için değil diğer Kutsal kitaba sahip ve kendilerince Allah’a iman etmiş Hristiyanlar ve Yahudiler içinde böyledir.
Özdemir İnce’nin bahsettiği 2010 miladı biz tek bir Allah’a iman etmiş Müslümanları bağlamadığı için bu ülkedeki hakiki Müslümanlarla alakalı ahkam kesmekten uzak durmasını istiyoruz.
Zira bizler iman ettiğimiz yüce dinin kitabı Kuran’ı Kerim denildiği gibi
“De ki; Ey Kafirler ben sizin tapmakta olduğunuz putlara tapmam. Sizde benim mâ’buduma tapanlardan değilsiniz. Ve ben sizin taptıklarınıza da asla tapıcı olmadım. Siz de benim mâ’buduma tapıcılardan değilsiniz. Sizin dininiz size benim dinim bana.” (Kafirun Suresi)
Ne onların (Özdemir İnce gibi olanların) dinlerine taparız ne de onlardan bizim dinimize tapmalarını bekleriz ancak ve ancak ona ve onun gibi olanlara Allah (C.C)’dan hidayet nasip etmesini etmeyecekse de El-Kahhar adının mucibince kahretmesini dileriz…
Bu edepsiz, ölçüsüz ve artık çocukların bile inanmayacağı safsataları yazmaya bir son verip hayatının geri kalanında pek kıymetli dostu Oktay ekşi gibi şerefli(?) bir hareket sergileyip Türkiye’de yaşayan imanlı insanlara zulmetmeyi bırakmalıdır.